Tip 1 Diyabet Hipoglisemi Hiperglisemi

diyabetik cocuk.com. Diyabet ( şeker hastalığı) ve hipoglisemi önemi.Hipoglisemi belirtileri.Hipoglisemi nedenleri.Gece hipoglisemi riski.Gece hipoglisemi sebepleri.Dawn ve somogi fenomeni.Hipoglisemi durumunda yaklaşım.Hipoglisemi ve glukagon tedavisi.Hiperglisemi ve diyabetik ketoasidoz.Diyabetik ketoasidoz belirtileri.Diyabetik ketoasidoz olgusunda yaklaşım.
 
 
 

 

Diyabet (Şeker hastalığı) nda özellikle yeni tanı konulan dönemde ,şeker düşme belirtileri hakkında aile iyi bilgilendirilmiş olmalı , tüm aile ne yapacağını bilmelidir.

Hipoglisemi de genel belirtiler ;
 
Huzursuzluk, açlık hissi – bulantı, ellerde titreme,çarpıntı,soluk görünüm ve soğuk terleme.
 
Hipoglisemi  belirtileri genel kan şeker düzeylerine göre değişik değerlerde görülmekle beraber, genelde 70 mg/dl altına inmeye başlayınca görülür.
Eğer yalnız kalınıyorsa şeker hedefleri biraz yüksek tutulup, insülin dozları biraz azaltılabilir.
 
Hipoglisemi nedenleri neler olabilir?

Öğünde az  karbonhidrat tüketilmiştir  veya öğün geciktirilmiştir.
İnsülin dozu fazla gelmiştir (Bazal veya bolus dozlar)
İshal tablosu vardır ve ihtiyaç azalmasına rağmen insülin dozu azaltılmamıştır
Alkol kullanılmıştır.
Sportif faaliyet veya aşırı aktivite yapılmıştır.

Kan şeker seviyesi  50mg/dl  altına geldiğinde ciddi hipoglisemi düşünülür.
Bu tabloda bilinç yitirme ve  kasılmalar oluşabilir.

Bazıları  hipoglisemik  belirtilerin farkına varamazlar , böyle hastalarda daha yüksek hedef şeker düzeyleri belirlenmelidir.

Hipoglisemi sonrası vücudun şekeri yükseltmek için gösterdiği reaksiyon  rebound olarak adlandırılır,  bu devrede şeker seviyesi çok yükselebilir ve insülin direnci gelişebilir.
Bu süreç çocuklarda birkaç saat sürebilirken , yetişkinlerde  daha uzun  sürebilir.
Birçok hasta hipoglisemi sonrası aşırı yemek yer  ve insülin dozunu da azaltma eğilimine girerler. Bunun sonucunda bu sefer de istenmeyen yüksek değerler karşımıza çıkar.

Gece yarısı hipoglisemi lerinde , uykuda olunduğundan belirtiler  gözden kaçabilir.Bunu anlamanın tek yolu en azından  haftada bir  kez gece 02-04  saatlerinde şeker ölçümleridir.


Gece hipoglisemi belirtileri ;
 
Kabus görme,terleme, sabah baş ağrıları  ve yorgun uyanma .
 

Gece hipoglisemi  sebepleri;
 
Öğleden sonra – akşam saatleri yoğun egzersiz , yatış saatinde uygulanan fazla insülin dozu veya akşam ara öğün öncesi fazla gelen insülin dozu geceyi riske sokar.
Genel olarak  yatış saatinde  120mg/dl seviyelerinin  altında olmamakta fayda vardır, geç emilen karbonhidratlı yiyeceklerin yatmadan alınmasıyla  düşme engellenebilir.
Sabah ölçümlerinde yüksek değerlerle karşılaşılırsa dawn veya somogi fenomenleri düşünülmelidir.


Dawn fenomende büyüme hormonu etkisiyle sabaha karşı şeker yükselmesi görülür.
 
Somogi fenomeninde  ise gece şeker düşmesi yaşanmışsa düzenleyici hormonlar sayesinde rebound  gelişir ve şeker yükselir.
 
Ayrım ancak gece 02-04  saatlerinde şeker ölçümüyle mümkündür.
Eğer dawn fenomense insülin dozu arttırımı, somogi  ise doz azaltımı gerekecektir.

Hipoglisemi durumunda yaklaşım;
 
Hipoglisemi tedavisinde hızlı davranılmalı, önce çabuk kan şekeri yükselten karbonhidratlarla  daha sonra ise kompleks karbonhidratlarla uzun etki sağlanmalıdır.
 
Çabuk etkili olarak en iyi seçim glikoz tabletleridir ( yurt dışında mevcut).
Bunlar temin edilemezse 1 tatlı kaşığı bal veya  şekerli  içecekler ; kola,meyve suları,dondurma çikolata…..el altında ne bulunursa verilir.
(Aslında bu ürünlerin glisemik indeksleri istenildiği kadar yüksek değildir, ancak hipoglisemi yi acil olarak düzeltmek için kullanılabilir.)

Glikoz tabletleri saf olduğundan şeker yükseltmede birinci seçenek olmalıdır.
5 grlık bir şeker tabletinin sağlayacağı yükseltme  ; ortalama 15 -25 mg/dl’dir.
Hipoglisemi  saptandığında hemen 15 -20gr tercihen çabuk etkili karbonhidrat alınmalı,vücutta fazla insülin olduğu (kullanılmamış insülin ) düşünülüyorsa , kompleks karbonhidrat eklenmeli (kraker, elma, süt gibi).20-30 dk sonra kontrol şeker ölçümü yapılmalı,düşük ise ek karbonhidrat alınmalıdır.

Normalde 15-20grlık karbonhidrat alındığında şeker seviyesinde 50-75 mg/dl’lik yükselme beklenebilir.Düzeltme yapılırken aşırı tüketim yapılmamalı,yoksa fazla yükselen şeker değeri, gün boyu ölçümlerin bozuk gitmesine yol açar.

Eğer sıklıkla düşük kan şekerleri saptanıyorsa insülin dozunun fazla geldiği akla gelmelidir.

Hipoglisemi değerleri daha çok hangi saatlerde ise o saatlerde etkili olan insülin dozu gözden geçirilmelidir.

Bazal ve bolus dozlar arasında yaklaşık %50 oranının sağlanıp sağlanmadığı  kontrol edilmelidir.

Düşük değerlerin derecesine göre günlük toplam dozda %5-10 arası azaltma uygun olur.
Kullanılan insülin tipi de önemlidir. Hızlı etkili kullanıldıktan 2 saat sonra hipoglisemi olmuşsa , kanda daha 1-2 saatlik insülin olduğu akla gelmelidir.

Hipoglisemi 3saat sonra ise daha az karbonhidrat eklemeyle toparlanma olacağı düşünülmelidir.


Ciddi hipoglisemi  saptandığında ( baygın,kasılmalar geçiriyor)  Glukagon enjeksiyonu (kutuda toz ve sıvı flakon halindedir,karıştırılarak adaleye uygulanır) gereklidir. Bu  hormon karaciğer depolarından hızla glukoz salınımı sağlar.


Glukagon, İnsülin kullanan her hastanın evinde, okul veya işinde,  tatilde  yanında bulundurması gereken iğnedir.

60 kg altındakilerde adaleye uygulanacak tek dozluk Glukagon  enjeksiyonu bulantı yapabilir, bu nedenle önce yarım doz yapılır, 15 dk sonra yeterli yükselme yoksa diğer yarısı yapılır.Hastada 15dk sonrasında belirgin gelişme olmazsa acil yardım istenmelidir.


                                              
Kan Şekeri Yükselmesi ( Hiperglisemi) ve Ketoasidoz

Aslında birçok tip1 diyabet li tanısı ketoasidoz tablosuyla konur.Vücutta insülin seviyesi çok azaldığında glikoz depolarına rağmen yağ yıkımı ön plana  geçer, aşırı yağ yıkımı kanda keton seviyesini yükseltir, asidik ortama  yol açar.Bulantı-kusmalı bir tablo ortaya çıkar.Tedavi başlanmazsa ciddi sorunlar gelişir.

Hiperglisemi günlük hayatta sık karşılaşılan bir durumdur.Her zaman  değerler yüksek ise günlük toplam insülin dozu arttırılacaktır.
(İstisnası ;  hipoglisemi leri düzeltmek isterken  alınan şekerlerden  sonra  gelişen yüksek değerlerde ,  toplam insülin dozu düşürülür)

Sabah hiperglisemi si büyüme hormonu ve kortizol  artışına bağlıdır, bu olgularda bazal insülin seviyesini arttırmak gerekecektir.
(Gece hipoglisemi sine bağlı rebound yükselmesi olmadığı saptandıktan sonra)
Gün boyu ölçümlerinde sürekli yüksek seviyeler varsa günlük toplam insülin dozunda artırım gerekecektir.
Öğün sonrası kontrollerde yüksek değerler varsa bolus dozlar yetersiz demektir. (Kullanılan insülin tipine göre öğün önü bekleme süresine dikkat edilmeli, öğünden 45-60dk sonra egzersiz yapılmalıdır. )
Öğünlerde yüksek protein ve yağ içeren gıdalar  fazla  alınırsa geç dönem şeker yükselmeleri görülebilir.( Ya miktara dikkat edilecek, ya da öğün sonrası 3-4 saatte şeker kontrol edilip düzeltme dozu eklenecek. Dozun yarısı öğün önü kalan   yarısı da öğün sonu uygulanırsa   fayda sağlanabilir.)

Hızlı etkili insülin ler yüksek değerlerin düşürülmesinde yarar sağlar.(Tek seferde     0.1 ünite/kg dozu genellikle yeterlidir.) Dozdan 3 saat sonra kontrol değeri bakılır, halen yüksekse aynı doz tekrarlanır.(Doz araları 2saatten az olursa üst üste eklenmiş insülin nedeniyle hipoglisemi riski vardır.)

Ayrıntılı insülin kullanımı doz ayarlamaları bölümünde verilmektedir.

 

Diyabetik Ketoasidoz belirtileri;

Ağızda kuruluk,fazla idrara çıkma, bulantı, açlık artışı,halsizlik,nefeste aseton kokusu, karın ağrısı ve bilinç kaybı.
Kan şekeri 300mg/dl üzerinde ve idrar çubuklarıyla yapılan testte keton saptanması halinde diyabetik ketoasidoz tanısı  konabilir .

Hastalık dönemleri diyabetik ketoasidoz riskini arttırır.Böyle dönemlerde sık şeker ölçümü yapılır, 300mg/dl üzerinde keton bakılır,şeker ölçümleri sürekli yüksekse bazal insülin ve sıvı alımı arttırılır, gerekirse  her 3 saatte düzeltme dozları yapılarak şeker 200mg/dl altında tutulmaya çalışılır , kusmalar eklenir-keton saptanırsa acilen doktorla görüşülür.
 

 

 

(Şekerhastalığı, Diyabet, diyabetik, Hipoglisemi, insülin, dawn, somogi, hiperglisemi,ketoasidoz,Glukagon,)

 

Aşağıdaki anketleri lütfen cevaplayınız;

Diyabet tanısı konduğunda yaşınız ?

 
Günde kaç kez kan şekeri ölçersiniz ?

 
Günlük ortalama kan şeker düzeyleriniz ?

 
HbA1c düzeyleriniz ne sıklıkta bakılıyor ?

 
Diyabet takibinde en çok kim rol alır ?

 
Diyabet takibinizde en zor olanı nedir ?

 
İnsülin pompası konusunda yeterli bilgi sahibiyseniz

 

UYARI

Bu site kişileri tip 1 diyabet ve tip 2 diyabet’ in tanısı ve tedavisi hakkında sadece bilgilendirmek amacıyla hazırlanmıştır. Bu nedenle  diyabet  tanısı  ve tedavisi için mutlaka bir doktor  (Çocuk hastalıkları uzmanı, iç hastalıkları  uzmanı veya  endokrin uzmanı) görüşü alınmalıdır. Tanı ve tedavide doktorun kişisel deneyimi, yetenekleri  belirleyici bir faktördür  ve  aynı  konu  hakkında farklı  görüşler olabilir. Site içeriğinin bu şekilde diyabet tanısı  ve tedavisi amacıyla kulanımından doğacak tüm sorumluluk ziyaretçiye aittir. Bilgiler sık olarak güncelleştirilemediğinden   her bilginin ziyaretçi tarafından doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir. Bu siteyi ziyaret edenler bu uyarıları kabul etmiş sayılırlar.

 

 Copyright 2009 Dr.Karacaoğlu

diyabet cocuk.com. Diyabet ( şeker hastalığı) ,şeker hastası,diyabet belirtileri, diyabet tipleri, tip 1 diyabet  ,  tip 2 diyabet ,gebelik ve diyabet, spor ve diyabet, diyabet ve beslenme,  insülin tipleri, insülin tedavisi, antidiyabetikler, tatlandırıcılar, hipoglisemi, hiperglisemi, ketoasidoz, insülin pompası,diyabet sorunları, diyabet ve riskleri konuların da bilgilendirme amaçlı hazırlanmış sağlık sitesidir.