Tip 1 Diyabet , şeker hastalığı,şeker hastası , çocuk , diyabet tipleri ,diyabet belirtileri ,insülin tedavisi, diyabetik ketoasidoz,diyabet ve HbA1c ,hipoglisemi,hiperglisemi,diyabet beslenme,diyabet spor,insülin pompası, tip 1 diyabet ve gebelik konularında eğitim amaçlı sağlık sitesidir.
diabet ,diyabet, diabetli, diyabetli,diabetes mellitus, tip 1 diabet, tip 1 diyabet,juvenil diyabet, diabetik,diyabetik,endokrin,diabetliler,diyabetliler,şeker hastalığı,pankreas, hipoglisemi,hiperglisemi,hedefler,koma,insülin,insulin,tedavi,pompa,iğne,enjeksiyon,dozlar,glisemik index,direnç,riskler,cocuk,cocuklar,adölesan,puberte,genc,gencler,teknik,gebelik,ketoasidoz,komplikasyon,glukagon,glucagon,beslenme,egsersiz,spor,balayı dönemi,remisyon,karbonhidratlar,protein,yağ,HbA1c,dawn, somogi ,fenomen,retinopati,nefropati,nöropati,araştırmalar">
<meta name="keywords" content="diabet ,diyabet, diabetli, diyabetli,diabetes mellitus, tip 1 diabet, tip 1 diyabet,juvenil diyabet, diabetik,diyabetik,endokrin,diabetliler,diyabetliler,şeker hastalığı,pankreas, hipoglisemi,hiperglisemi,hedefler,koma,insülin,insulin,tedavi,pompa,iğne,enjeksiyon,dozlar,glisemik index,direnç,riskler,cocuk,cocuklar,adölesan,puberte,genc,gencler,teknik,gebelik,ketoasidoz,komplikasyon,glukagon,glucagon,beslenme,egsersiz,spor,balayı dönemi,remisyon,karbonhidratlar,protein,yağ,HbA1c,dawn, somogi ,fenomen,retinopati,nefropati,nöropati,araştırmalar
Bazal insülin dozu stres hormonları,büyüme hormonu ve diğer düzenleyici hormonlardaki artışlarla yükselebilir.Yemek esnasında insülin ihtiyacı artar ve hızlı bir ek doz gerekir.Bazal doz total insülin üretiminin yaklaşık olarak yarısıdır.
Sağlıklı bir insan yemek yediğinde ilk 15 dakikada depolardan hızlı bir insülin salınımı olur, sindirim ilerledikçe 1,5-3 saat süreyle kademeli insülin salınımı devam eder.Diyabet lilerde benzer etki için tedavi de enjeksiyonlarla hem sabit bir bazal seviye sağlanmalı hem de yemekleri karşılamak için hızlı ek bir doz (bolus) uygulanmalı.
Tedavi de Bazal insülin olarak 1-3 enjeksiyonla NPH,lente ,ultralente veya lantus kullanılabilir. Gün içinde sabah erken saatlerde büyüme hormonu ve kortizol yükselmesine bağlı insülin ihtiyacı artabilir.
Yemekleri karşılamak için bolus tedavi de hızlı etkili humalog,novolog veya regüler kullanılabilir.
Eski yöntemde, günde 1-2 kez sabit dozlarla yapılan tedavi lerle yeterli şeker kontrolü sağlanamaz , onun yerine günde 3 veya daha fazla enjeksiyonlu tedavi yada insülin pompası önerilir.
Kan şeker i kontrolü için günde 4 -8 arası ölçüm yapılmalı , yemeklerin kan şeker iniz üzerine etkileri karbonhidrat sayımı ile hesaplanmalı, şeker seviyeleri-insülin dozları ve karbonhidratlar kaydedilmeli,sonuçlara göre tedavi düzenlenmeli,dozlar ayarlanmalı,ani yükselmeler için düzeltme bolusları yapılmalı,egzersiz-mens(adet dönemi)-stres hallerinde değişen ihtiyaçlarda doz ayarlanmalı,şeker kontrolünde güçlükle karşılaşınca doktorunuzla bağlantıya geçilmelidir.
Tedavi de İnsülin doz ayarlamalarında önemli hareket noktaları şunlardır;
Yatma saatinde 90-130mg/dl düzeyi sağlanmalı,ve sabah normal seviyede uyanılabilmeli.
Günlük bazal doz seviyesiyle, öğün atladığınız halde, şeker seviyesinde 15mg/dl den fazla yükselme ve 30 mg/dl den fazla da düşüş olmamalı.
Karbonhidrat sayımı öğrenilerek, yiyecekler için insülin dozları hesaplanabilmeli,şeker seviyesinin yemekten 3,5-4 saat sonra normale gelmesi sağlanmalı.
Yüksek kan şeker lerinde düzeltme dozları hesaplanabilmeli.
3 saatlik süre içinde ek insülin dozu uygulamasında kullanılmamış insülin de hesaba katılmalı..
Düşük şeker seviyelerinin farkına varılmalı, yüksek değerlerin önüne geçilebilmeli.
Tedavi de ideal şeker hedefleri ve diyabet takibinde dikkat edilecekler;
İhtiyaçlarınıza göre insülin doz ayarlamalarında makul şeker düzeyi hedefleri konmalı.Yemek öncesi , yemekten 2 saat sonra ve yatma saati için değerler saptanmalı.İlk konan hedefler mevcut durumunuzu düzeltmek için olurken, daha sonra ideal hedeflere ulaşılabilir.
Kaliteli diyabet takibi, sık ve ciddi hipoglisemi atakları yaşamadan mümkün olan en düşük HbA1c seviyesinin sağlanmasıdır.
Açlık şeker seviye hedefleri yapılan ölçümlerde % 50 den az tutturuluyorsa yeniden doz ayarlaması yapılmalı , %50-70 arasındaysa orta dereceli kontrol , bu oranın üstüyse çok iyi kontrol anlamına gelir.
Her zaman şeker kontrolünde öncelikli hedef hipoglisemi (düşük kan şekeri)’ ları önlemeye yönelik olmalıdır.Bunu sağlamaya çalışırken bir süre yüksek şeker düzeyleriyle karşılaşılabilir ancak bu daha emniyetli bir yaklaşımdır.
Adölesan ve yetişkinlerde açlık 80-120 mg/dl,
yemek sonrası 2. saatte ve yatma saatinde 90-140 mg/dl hedeflenirken,
çocuklarda açlık ve yatma saatinde 110-180 /dl hedeflenebilir.
Gebelerdeki açlık hedefi 60-90 mg/dl iken yemekten sonra 120 mg/dl altı olmalıdır.
Yetişkin diyabet lilerde kan basıncı 130/80 mmHg altında hedeflenir.
Lipid değerlerinde LDL 100 mg/dl altı , Trigliserit 150 mg/dl altı,
HDL ise 40mg/dl üstü hedeflenir.
Tip 1 diyabet ( şeker hastalığı) süresi 5 yıldan fazla ise yıllık İdrar testlerinde mikroalbumin bakılması önerilir ( 30mg albumin/gr kreatinin değeri
Tip 1 diyabet ( şeker hastalığı) süresi 2-3 yıl ise yıllık Göz dibi taraması önerilir.
Yaşı 6 aydan büyük tüm diyabetli ler için yıllık influenza aşı önerisi vardır.
Diyabetli lerde çölyak hastalığı ( gıdalarda gluten intoleransı olması) ve tiroid bezi hastalıkları ( guatr az veya çok çalışır) daha sık görülür , bu nedenle bunların da dönem dönem araştırılması gerekebilir.
Sıkı takip yapanlarda HbA1c %6 hedeflenir ve açlık hedefleri 70-120 mg/dl , öğünden 2 saat sonrası da 140 mg/dl altında olmalıdır.
Biraz daha gevşek takip yapanlarda HbA1c %7 hedeflenir ve açlık hedefleri 90-160 mg/dl, öğünden 2 saat sonrası da 180 mg/dl altında olmalıdır.
Şeker ölçümlerinde en iyi zamanlar:
Egzersiz öncesi
Araba kullanmadan önce
Ağır bir iş öncesi
Yatmadan önce
Bir - iki haftada bir gece ortası,uykudaki durumu görmek için
(Diyabet,diyabetli,tip 1 diyabet,tedavi,insülin,şeker)
Juvenil ( Tip 1 diyabet) diyabet li (şeker hastalığı) çocuk ve adölesan sayısı (muhtemelen çevresel faktörlerin etkisiyle) günden güne artış gösterdiğinden,hastalığın sebep ve tedavisine yönelik araştırmalarda artırılmıştır.Bizlerinde, bu süreçte diyabet li çocuklarımızın hayatlarını mümkün olduğunca normal sürdürebilmeleri için elimizden geleni yapmamız gerekmektedir.
Tip 1 Diyabet li (juvenil diyabet) çocuğu olan her anne baba, bu hastalık ve tedavisi hakkında uzmanlaşmak zorundadır.Aslında diyabet sadece çocuğunuzun değil, tüm aile fertlerinin yaşantısını etkileyen bir hastalıktır.
Önceleri insulin doz hesap ve zamanları tamamen doktorlarca yönlendirilirken, çağdaş yaklaşımda temel prensipler çocuğa (yaşla ilgili) ve ailesine öğretiliyor, uzman denetiminde günlük sorumluluğun kendinde olması bekleniyor.Bu alışma periyodunun da 6ay -1 yıl sürebileceği söyleniyor.
Tip 1 diyabet te (juvenil diyabet) tedavi başladıktan sonra yaklaşık 3 ayda bir doktorla görüşülüp, şeker düzeylerinin durumu değerlendirilmelidir.Her zaman hedef değerleri tutturmak mümkün olmadığından , asıl amaç ortalama değerleri hedefe yakın tutabilmektir.
Şeker hastalığı her günü etkileyen ve hayat boyu sürecek kronik bir hastalıktır. Kaçma şansı ve şu an için tam bir tedavi imkanı da olmadığına göre bu durumu kabullenmek gerekiyor.
O halde karbonhidratlar, proteinler ve yağlar hakkında bilgiler edinilip, insülin in nasıl görev yaptığı, egzersizin diyabet e etkisi, okul hayatı ve sosyal yaşamdaki zorluklar, hastalıkta- ameliyatta değişen durumlar öğrenilmeli ve ona göre planlar yapılmalıdır.Bunları yapabilmek için de daha fazla bilgiye ve çeşitli kaynaklara ihtiyaç var.
Takip ve tedavilerimiz için bir çocuk (pediatrik) endokrin uzmanı bulunan en yakın sağlık kuruluşuna ulaşmamız gerekiyor.
Şeker hastalığı 24 saat süreli bir hastalık , ama büyük çoğumuzun belli saatlerden sonra doktora ulaşma ve soru sorma şansı yok ,yalnız ve çaresiz kalınabiliyor.Bu sitenin kuruluş amacı yakınlarında bu rahatsızlık olanlara hem konu hakkında bilgi sağlamak , hem de içinden çıkamadığı durumlarda yol gösterici olabilmektir.
Mutlu ve sağlıklı bir hayat dileğiyle,
Genelde olguların çoğunda belirtilerin başladığı 1 ay içinde tanı konur .
Daha az olgu da , ailenin dikkatinden kaçarsa diyabetik koma tablosuyla acil polikliniklerine başvuruda tanı konur.
Tip2 diyabet ile genellikle 35 yaş sonrası karşılaşıldığından ( tüm diyabetlilerin % 75 ‘idir) yetişkin tip diyabet olarakta bilinir.Bu tip hastalıkta insülin üretimi kaybolmamakta ancak insülin 'e direnç gelişmektedir.Tedavide haplar kullanılarak bu direnç kırılmakta veya pankreas’tan insülin salınımı arttırılmaktadır. Ancak tip 2 diyabet liler de hastalık ilerledikçe tip 1 diyabet liler gibi insülin ihtiyacı doğabilir.
Birçok çalışmada aşırı kilolu gençlerde tip2 diyabetli oranları artmaktadır.
Yaşam şekli ve diyet önemli faktörlerdir.
LADA ise ( Tip 1,5 diyabet ) aslında yetişkin yaşlarda tanısı konmuş tip 1 diyabet hastasıdır.Uzun bir süre insülin salgıladıklarından ( insülin eksikliği söz konusu) diyabet geç ortaya çıkmakta ve yanlışlıkla tip 2 diyabet tanısı konabilmektedir.
Diyabet (şeker hastalığı) belirtileri nelerdir?
Biraz daha ilerlemiş olgularda keton artışıyla kusma, karın ağrısı,ağızda aseton kokusu,zorlu nefes ve baygınlık hali.
Dünya genelinde Okul çağı çocuklarda en sık karşılaşılan kronik hastalıklardandır.
Bir çocuğun yetişkin çağa gelmeden Tip 1 diyabet e ( juvenil diyabet)yakalanma oranı Amerika ve Kanada’da yaklaşık binde üç civarında hesaplanırken , elimizde ülkemize ait yeterli veri yoktur.
Diyabet ve Balayı dönemi nedir? (Tip 1 diyabet ,Remisyon fazı )
İhtiyaç duyulan insülin 0.5 ünite/kg/gün dozlarına düştüğünde remisyon , balayı döneminden söz edilir.Bu dönemde vücuttan salgılanan insülin şeker kontrolünü kolaylaştırır.Hızlı etkili insülin ler ,sadece yemek öncesi verilerek ihtiyaç karşılanabilir. (Bazal ihtiyaç kendi pankreasından sağlandığı için)
İnsülin in , yağların yıkılarak yağ asitlerine dönüşmesi ve keton yapılmasını önleyici rolü vardır.Bu nedenle balayı dönemi ndeki şeker hastalarında diyabetik ketoasidoz riski azdır.
Diyabet lide Remisyon fazı (balayı dönemi) genellikle 3-6 ay sürebilir, bazen 1-2 yıla kadar uzayabilir.Bu fazın hiç görülmediği durumlar da olabilir. Daha küçük yaştaki çocuklarda remisyon daha kısa sürmektedir.En başından itibaren sıkı şeker takipleri pakreasın yükünü hafifleterek remisyon fazını uzatabilir.Ancak bu dönemin geçici bir iyilik hali olduğu unutulmamalıdır.
Diyabet te Remisyon sonrası yaşlara göre insülin ihtiyaçları ;
Püberte öncesi 0.8-1.0ü/kg/gün seviyelerindeyken ,
püberteyle ihtiyaçlar artar ve 1.2 - 1.4ü /kg/gün seviyelerine yükselir
püberte sonrası da püberte önü seviyelere doğru geriler.
Puberte (çocukluktan ergenliğe geçiş) döneminde büyüme hormonu salgılanması nedeniyle HbA1c seviyelerini kontrolde tutmak güçleşir .Sıkı takiplere rağmen eskiye oranla HbA1c seviyelerinde yükselmeler gözlenebilir.(moral bozulmasın, %1 ve daha üstü yükselmeler olabilir, doktorla daha sık diyalog gerekebilir)
Yaşlara göre Hb A1c hedef değerleri değişir, diyabet dernekleri önerilerinde;
5 yaştan ufak çocuklarda % 9
5-12 yaş çocuklarda % 8
Adölesanlarda % 7 altında olması önerilir.
Hb A1c seviyesine bakarak son 3 ayda oluşan plazma şeker seviyelerinin ortalaması anlaşılabilir;
%6 için 135mg/dl
%7 için 170mg/dl
%8 için 200mg/dl
%9 için 240mg/dl
Birçok çalışmada HbA1c nin %8 altında kaldığı durumlarda uzun dönemde risklerde belirgin olarak azalma bulunmuştur.
Ciddi hipoglisemi leri olanlarda, hedef HbA1c seviyelerini tutturmak zor olabilir, seviyelerin ayarlanması doktor kontrolünde dikkatle yapılmalıdır.
Son bir haftalık düşük veya yüksek kan glükoz değerlerinin HbA1c seviyesi üzerine pek etkisi yokken, son 1 aylık değerler sonuca anlamlı düzeyde etki edebilir.
Bir diyabetli ( şeker hastası) ne kadar sıklıkta glükoz ölçümü yapıyor ve durumunu sıkı takip ediyorsa , HbA1c seviyeleri de o kadar hedef içinde kalır.
Bu nedenle diyabetli (şeker hastası), şeker ölçümlerinde hiçbir zaman gevşememeli.
Etkin şeker takibi yaptığınızı düşündüğünüz halde HbA1c sonuçları beklentiniz üstünde gelmişse, günlük şeker ölçüm sayınızı arttırınız.
Muhtemelen öğünler yeterli dozlarla karşılanmıyordur, ancak siz kontrol ölçümleri aldığınızda bu aşırı yükselmeler sonrası normale düşmüş değerleri yakalıyor olabilirsiniz. Makbul olan yemek sonrası şeker seviyesinin 200 ‘lü değerleri aşıp 1-2 saat sonra normal değerlere doğru gelmesi değil, öğün sonraları ortalama 2 saat sonra 140 mg/dl değerlerinin altında kalabilmesidir.
( küçük yaş çocuklarda daha yüksek değerler hedeflenir)
Bir çok ülkede tanı konduktan sonra ,küçük yaşlardan itibaren öğün önü hızlı etkili insülin lerin kullanıldığı çoklu enjeksiyon tedavi leri uygulanır.Bu sistemde kahvaltı,öğlen, akşam yemeklerinde ve ara öğünlerde , öğün öncesi karbonhidratlara göre hesaplanan dozlar uygulanır.Yatma saatinde şeker seviyesine göre beslenme yapılır.Kahvaltıda hem nispeten fazla karbonhidrat tüketildiğinden ve hem de büyüme hormonu salınımına bağlı olarak daha yüksek doz gerekebilir (dawn fenomeni).
Tedavi de Hızlı etkili insulin ler kısa etkili -regüler insülin e göre daha etkin kontrol imkanı sağlarlar.Yemekleri ve ara öğünleri karşılamada ve şeker seviyesini daha hızlı düşürmede regülerden üstündürler.
Hızlı etkililer 10-20 dk da göreve başlayıp 1-2 saatte pik yapıp 4 saatte kandan kaybolur.
Regüler insülin 30-45 dk da göreve başlar 3-4 saatte pik yapar ve etkisi 6-7 saate sarkabilir.
Orta etkili NPH 1-3 saatte etkili olmaya başlar, 6-8 saatte pik yaparak 16-20 saatte kanda kaybolur .
Uzun etkililer 2-3 saate etkiye başlayıp 6 saatte çok hafif bir pik yapıp 18-24 saat etki gösterirler.
Önceden doz hesaplanamamış ise veya çocuğun atıştırması devam ediyorsa, hızlı etkililer öğün sonrası bile verilerek kontrol sağlanabilir (öğün sonrası uygulamayı çok tercih etmemek lazım, ara sıra kullanılabilir)
Yiyeceklere göre insülin tedavisi nde farklılıklarla karşılaşılabilir.
İnsülin tedavisi nde Hızlı etkililer kullanılırken, düşük GI ‘li (glisemik indeks li) fasulye, makarna gibi gıdalar tüketildiğinde ,yavaş sindirime bağlı olarak hipoglisemi ile karşılaşılabilir.
Tedavide öğünlerde kullanılan İnsülin tipine göre uygulama süreleri değişkendir.
Eğer hızlı etkili insülin kullanılacaksa normal şeker düzeylerinde hemen öğün önünde ,
şeker düşük ise öğün sonrasında yapılırken , şeker yüksekse 15-30 dakika beklenir.
Regüler kullanılıyorsa, normal düzeylerde öğünden en az 30dk önce,
şeker düşük ise hemen öğün önü ve şeker yüksekse 30-60 dk beklenerek uygulanır.
Bazal insülin seçenekleri olarak orta ve uzun etkililer kullanılır.Uzun etkili insülinin 24 saate varan etki süresi ve pek pik yapmaması önemli avantajıdır.İyi ayarlanmış bir bazal doz sayesinde; şeker düşme veya yükselmeleri olmadan öğün atlanabilir-şeker düşme korkusu olmadan gecikmeli öğün alınabilir ve bolus uygulamalarla şeker seviyeleri normale rahat getirilebilir.
Tedavide Uzun etkili insülin 6 yaş sonrası kullanılabilir , daha küçük yaşlar ve gebelikte kullanımı ise henüz onaylanmamıştır.Bu tip insülin diğerleriyle karıştırılarak veya başka insülin uygulanmış olan enjektörle kullanılamaz.
Uzun etkili insülin lerin günün aynı saatinde uygulanmasına dikkat edilmelidir. Böylece dozlar arası boşluk oluşmaz ya da üst üste gelen dozlar nedeniyle istenmeyen etkiler önlenmiş olur.
Bazı kullanıcılarda uzun etkili insülin etkisinin 18 saatte kaybolduğu-buna bağlı şeker seviye yükselmeleri olduğu gözlenebilir.Şeker seviyesi kontrolü için dozun ikiye bölünerek ( sabah ve akşam) kullanımı önerilebilir. (Bu tarz kullanım kolay değil, takip sıkı yapılmalı)
Gece yarısı düşmeleri olanlarda uzun etkili insülin sabah tek doz olarak yapılır, böylece gece kan şeker düşme riski, hastanın takibinin daha rahat olduğu gündüz saatlerine kaydırılmış olur.
Tedavide kullanılan tüm insülin lerin etkileri şu koşullarda değişebilir;
Egzersiz öncesi hatalı olarak çalışacak adale grubuna enjeksiyon yapılması
(futbol öncesi -bacaklara , yüzme öncesi -kola)
Sıcak su ile temas eden cilde enjeksiyon (banyo,sauna)
Masaj bölgesine enjeksiyon
Tip1 diyabet tanısı alanlarda tedavide insülin e hemen başlanır,ancak uygulama farklılıklar gösterebilir.Eğer kişi diyabet konusunda bilgiliyse doğrudan bazal/ bolus uygulaması önerilebilir.Ya da hastalık hakkında bilgi ve tecrübe edinilinceye kadar günde iki kez sabit uygulamalı karışım insülin ler kullanılabilir.
Tip1 diyabet çocuklarda tedavi başlangıç insülin dozları kiloya ve püberteyle ilişkisine bağlı olarak değişiklik gösterir.
Tedavide İnsülin ihtiyaçları puberte öncesi 0.8-1.0ü/kg/gün seviyelerindeyken ,
püberteyle ihtiyaçlar artar ve 1.2 - 1.4 ü/kg/gün seviyelerine yükselir
(erkekte ihtiyaç daha fazla)
püberte sonrası da püberte önü seviyelere doğru geriler.
İnsülin saklama koşulları;
İnsülin kuvvetli direkt ışık veya ısıya maruz kalmamalıdır.
İnsülin oda sıcaklığında 4 hafta süreyle kullanılabilir (25-30 dereceyi aşmamalı)
35 derece üzerinde çok hızlı inaktive olur.Bu nedenle Tatillerde soğutulmuş termoslarla taşınmalıdır.
Son kullanma tarihi kontrol edilmelidir .
Yedek insülin ler buzdolabında 4-8 derecede saklanmalıdır.
insülin İğnesi uygulaması;
Enjeksiyon alanında sinir uçları varsa işlem ağrılı olur.,bazı alanlar daha az ağrılıdır.Ancak aynı yerler sürekli kullanılırsa, o bölgede ufak şişlikler gelişir (lipohipertrofi) , buralarda insülin daha yavaş emilir.
Enjeksiyon, hafifçe kaldırılmış cilde 45 derece açıyla yapılır (8mm iğneler)
5-6 mm iğneler kullanılıyorsa dik olarakta yapılabilir.
İnsülin adale içine değil , cilt altı yağ dokusuna yapılmalıdır.
Kalçalarda kalın yağ tabası olduğundan cildi kaldırmadan dik olarak enjeksiyon yapılabilir.
Adaleye yapılan enjeksiyon larda insülin emilimi hızlıdır.
İnsülin in etkisinin hızlı olması istendiğinde cilt altı yağ dokusu az olan bölgeler seçilir.Karın bölgesine yapılan enjeksiyon lar kalçaya göre daha hızlı emilir ve daha hızlı etkili olur.
Enjeksiyon öncesi havayı almak için 1 ü boşluğa sıkılır, cilt baş parmak ve işaret parmağıyla kaldırılır,45 derece açıyla enjeksiyon yapılır, yavaşça 10’ a kadar sayılır, iğne çekilerek işlem sonlandırılır.İşlem öncesi saha dezenfeksiyonu şart değildir, el yıkama yeterlidir
Enjeksiyon larda insülin kalemleri pratiktir.İçindeki hazır kartuşuyla ilaç taşınması ve saklanması daha kolaydır, tek dezavantajı değişik insülin leri karıştıramazsınız.
Genel olarak enjeksiyon da (öğün öncesi) hızlı etkililer için karın-bel bölgesi , uzun etkililer içinse kalça-kol tercih edilir. Küçük çocuklarda karın bölgesinde fazla yer olmadığından hızlı etkili insülin ler için kalça önerilir.
İnsülin iğnesi ne bağlı sorunlar
İnsülin yaklaşık 4-5 sn de uygulanmalı ve sonra yavaşça 10’a kadar sayılıp beklenmeli , böylece iğne ucunda kalıntı doz riski azalır.
İnsülin e bağlı alerjik reaksiyonda , uygulama yerinde kaşıntı hissi ve kızarma olur,bu durumda antihistaminikli ilaçlar kullanılabilir.









