diyabet şeker hastalıgı insulin
   
   

Tip 1 diyabet,şeker hastalığı,şeker hastası, çocuk , diyabet tipleri,diyabet belirtileri,insülin tedavisi ,diyabet ve HbA1c ,hipoglisemi, hiperglisemi,diyabet beslenme,diyabet spor,insülin pompası,tip 1 diyabet ve gebelik konularında eğitim amaçlı hazırlanmış sağlık sitesidir.
diyabet şeker hastalıgı insulin diyabet şeker hastalıgı insulin
diyabet şeker hastalıgı insulin diyabet şeker hastalıgı insulin diyabet şeker hastalıgı insulin
diyabet şeker hastalıgı insulin
Günde Kaç Kez Şeker Ölçümü Yapıyorsunuz?
a)0-2 b)3-4
c)5-6 d)7 ve üzeri

diyabet şeker hastalıgı insulin
diyabet şeker hastalıgı insulin
diyabet şeker hastalıgı insulin diyabet şeker hastalıgı insulin

Tip 1 Diyabet , şeker hastalığı,şeker hastası , çocuk , diyabet tipleri ,diyabet belirtileri ,insülin tedavisi, diyabetik ketoasidoz,diyabet ve HbA1c ,hipoglisemi,hiperglisemi,diyabet beslenme,diyabet spor,insülin pompası, tip 1 diyabet ve gebelik konularında eğitim amaçlı sağlık sitesidir.

diabet ,diyabet, diabetli, diyabetli,diabetes mellitus, tip 1 diabet, tip 1 diyabet,juvenil diyabet, diabetik,diyabetik,endokrin,diabetliler,diyabetliler,şeker hastalığı,pankreas, hipoglisemi,hiperglisemi,hedefler,koma,insülin,insulin,tedavi,pompa,iğne,enjeksiyon,dozlar,glisemik index,direnç,riskler,cocuk,cocuklar,adölesan,puberte,genc,gencler,teknik,gebelik,ketoasidoz,komplikasyon,glukagon,glucagon,beslenme,egsersiz,spor,balayı dönemi,remisyon,karbonhidratlar,protein,yağ,HbA1c,dawn, somogi ,fenomen,retinopati,nefropati,nöropati,araştırmalar">
<meta name="keywords" content="diabet ,diyabet, diabetli, diyabetli,diabetes mellitus, tip 1 diabet, tip 1 diyabet,juvenil diyabet, diabetik,diyabetik,endokrin,diabetliler,diyabetliler,şeker hastalığı,pankreas, hipoglisemi,hiperglisemi,hedefler,koma,insülin,insulin,tedavi,pompa,iğne,enjeksiyon,dozlar,glisemik index,direnç,riskler,cocuk,cocuklar,adölesan,puberte,genc,gencler,teknik,gebelik,ketoasidoz,komplikasyon,glukagon,glucagon,beslenme,egsersiz,spor,balayı dönemi,remisyon,karbonhidratlar,protein,yağ,HbA1c,dawn, somogi ,fenomen,retinopati,nefropati,nöropati,araştırmalar

Diyabet ( şeker hastalığı) ve şeker düzenlemesi
Diyabet ( şeker hastalığı) ve İnsülin doz ayarlama
Diyabet( şeker hastalığı)  ve ideal şeker hedefleri
Diyabet ( şeker hastalığı) ve takip esnasında dikkat edilecekler
Diyabet ( şeker hastalığı) ve en iyi şeker ölçüm zamanları
 
 
 
 
Vücutta belirli düzeyde insülin bulunması  glikozun kullanımı için gereklidir.

Bazal insülin dozu stres hormonları,büyüme hormonu ve diğer düzenleyici hormonlardaki artışlarla yükselebilir.Yemek esnasında insülin ihtiyacı artar ve  hızlı bir ek doz gerekir.Bazal doz total insülin üretiminin yaklaşık olarak yarısıdır.

                                                                                                      

Sağlıklı bir insan  yemek yediğinde ilk 15 dakikada depolardan hızlı bir insülin salınımı olur,  sindirim ilerledikçe 1,5-3 saat süreyle kademeli insülin salınımı devam eder.Diyabet lilerde benzer etki için tedavi de enjeksiyonlarla hem sabit bir bazal seviye sağlanmalı hem  de yemekleri karşılamak için hızlı  ek bir doz (bolus) uygulanmalı.

 

Tedavi de Bazal insülin olarak 1-3 enjeksiyonla  NPH,lente ,ultralente veya lantus kullanılabilir. Gün içinde sabah erken saatlerde büyüme hormonu ve kortizol  yükselmesine bağlı  insülin ihtiyacı artabilir.

 

Yemekleri karşılamak için bolus tedavi de hızlı etkili humalog,novolog veya regüler kullanılabilir.

 

Eski yöntemde, günde 1-2 kez sabit dozlarla yapılan tedavi lerle yeterli şeker kontrolü sağlanamaz , onun yerine günde 3 veya daha fazla enjeksiyonlu tedavi yada insülin pompası önerilir.

 

Kan şeker i kontrolü için  günde 4 -8 arası ölçüm yapılmalı , yemeklerin kan şeker iniz üzerine etkileri karbonhidrat sayımı ile hesaplanmalı, şeker seviyeleri-insülin dozları ve karbonhidratlar kaydedilmeli,sonuçlara göre tedavi düzenlenmeli,dozlar ayarlanmalı,ani yükselmeler için düzeltme bolusları yapılmalı,egzersiz-mens(adet dönemi)-stres hallerinde değişen ihtiyaçlarda doz ayarlanmalı,şeker kontrolünde güçlükle karşılaşınca doktorunuzla bağlantıya geçilmelidir.

 

Tedavi de İnsülin doz ayarlamalarında önemli hareket noktaları şunlardır;

 

Yatma saatinde 90-130mg/dl düzeyi sağlanmalı,ve sabah normal seviyede uyanılabilmeli.

Günlük bazal doz seviyesiyle, öğün atladığınız halde, şeker seviyesinde 15mg/dl den fazla yükselme ve  30 mg/dl den fazla da düşüş olmamalı.

Karbonhidrat sayımı öğrenilerek, yiyecekler için insülin dozları hesaplanabilmeli,şeker seviyesinin yemekten 3,5-4 saat sonra normale gelmesi sağlanmalı.

Yüksek kan şeker lerinde düzeltme dozları hesaplanabilmeli.

3 saatlik süre içinde ek insülin dozu uygulamasında kullanılmamış insülin de hesaba katılmalı..

Düşük şeker seviyelerinin farkına varılmalı, yüksek değerlerin önüne geçilebilmeli.

 

Tedavi de ideal şeker  hedefleri  ve diyabet takibinde  dikkat edilecekler;

 

İhtiyaçlarınıza göre insülin doz ayarlamalarında makul şeker düzeyi hedefleri konmalı.Yemek öncesi , yemekten 2 saat sonra ve yatma saati için değerler saptanmalı.İlk konan hedefler mevcut durumunuzu düzeltmek için olurken, daha sonra ideal hedeflere ulaşılabilir.

 

Kaliteli diyabet takibi, sık ve ciddi hipoglisemi atakları yaşamadan mümkün olan en düşük HbA1c seviyesinin sağlanmasıdır.

 

Açlık şeker seviye hedefleri yapılan ölçümlerde % 50 den az tutturuluyorsa  yeniden doz ayarlaması yapılmalı , %50-70 arasındaysa orta dereceli kontrol , bu oranın üstüyse çok iyi kontrol anlamına gelir.

 

Her zaman şeker kontrolünde öncelikli hedef hipoglisemi (düşük kan şekeri)’  ları önlemeye yönelik olmalıdır.Bunu sağlamaya çalışırken bir süre yüksek şeker düzeyleriyle karşılaşılabilir ancak bu daha emniyetli bir yaklaşımdır.

 

Adölesan ve yetişkinlerde açlık 80-120 mg/dl,

yemek sonrası  2. saatte  ve yatma saatinde  90-140 mg/dl   hedeflenirken,

çocuklarda açlık ve yatma saatinde 110-180 /dl hedeflenebilir.

Gebelerdeki açlık hedefi 60-90 mg/dl iken yemekten sonra 120 mg/dl altı olmalıdır.

 

Yetişkin diyabet lilerde  kan basıncı 130/80 mmHg altında hedeflenir.

Lipid  değerlerinde  LDL 100 mg/dl altı , Trigliserit 150 mg/dl altı,

HDL ise 40mg/dl üstü  hedeflenir.

 

Tip 1 diyabet ( şeker hastalığı) süresi  5 yıldan fazla ise  yıllık  İdrar testlerinde  mikroalbumin  bakılması önerilir ( 30mg albumin/gr kreatinin  değeri

normal sınır).

 

Tip 1 diyabet ( şeker hastalığı) süresi  2-3 yıl ise yıllık Göz dibi taraması önerilir.

 

Yaşı  6 aydan büyük tüm diyabetli ler için yıllık influenza aşı önerisi vardır.

 

Diyabetli lerde  çölyak hastalığı ( gıdalarda gluten intoleransı olması)  ve  tiroid bezi hastalıkları ( guatr az veya çok çalışır)  daha sık görülür , bu nedenle bunların da dönem dönem araştırılması gerekebilir.

 

İdeal kan şekeri hedeflenirken ;

 

Sıkı takip yapanlarda  HbA1c %6  hedeflenir ve açlık hedefleri 70-120 mg/dl , öğünden 2 saat  sonrası da 140 mg/dl  altında  olmalıdır.

Biraz daha gevşek takip yapanlarda  HbA1c %7 hedeflenir  ve açlık hedefleri 90-160 mg/dl, öğünden 2 saat  sonrası da 180  mg/dl altında   olmalıdır.

 

Günlük 4-8 arası yapılan şeker ölçümleri  kontrolün  etkin olması için  gereklidir.

 

 

 

Şeker ölçümlerinde en iyi zamanlar:

 
Her öğün veya ara öğün  öncesi

Egzersiz öncesi

Araba kullanmadan önce

Ağır bir iş öncesi

Yatmadan önce

Bir - iki haftada bir gece ortası,uykudaki durumu görmek için

( 02-04 saatlerinde)

   

 (Diyabet,diyabetli,tip 1 diyabet,tedavi,insülin,şeker)                                             


-----------------------------

Juvenil ( Tip 1 diyabet) diyabet li (şeker hastalığı) çocuk ve adölesan sayısı (muhtemelen çevresel faktörlerin  etkisiyle) günden güne artış gösterdiğinden,hastalığın sebep ve tedavisine yönelik  araştırmalarda artırılmıştır.Bizlerinde, bu süreçte diyabet li çocuklarımızın hayatlarını mümkün olduğunca normal sürdürebilmeleri için elimizden geleni yapmamız gerekmektedir.

 

Tip 1 Diyabet li (juvenil diyabet) çocuğu olan her anne baba, bu hastalık ve tedavisi hakkında uzmanlaşmak zorundadır.Aslında diyabet sadece çocuğunuzun  değil, tüm aile fertlerinin yaşantısını etkileyen bir hastalıktır.

 

Önceleri insulin doz hesap ve zamanları tamamen doktorlarca yönlendirilirken,  çağdaş yaklaşımda   temel prensipler çocuğa  (yaşla ilgili) ve ailesine öğretiliyor, uzman denetiminde  günlük sorumluluğun kendinde olması bekleniyor.Bu alışma periyodunun da 6ay -1 yıl sürebileceği   söyleniyor.

 

Tip 1 diyabet te (juvenil diyabet) tedavi başladıktan sonra yaklaşık 3 ayda bir doktorla görüşülüp, şeker düzeylerinin durumu değerlendirilmelidir.Her zaman hedef değerleri tutturmak mümkün olmadığından , asıl amaç ortalama değerleri hedefe yakın tutabilmektir.

 

Şeker hastalığı her günü etkileyen ve  hayat boyu sürecek   kronik bir hastalıktır. Kaçma şansı ve şu an için  tam bir tedavi imkanı da olmadığına göre bu durumu kabullenmek  gerekiyor.

 

O halde karbonhidratlar, proteinler ve yağlar hakkında bilgiler edinilip, insülin in nasıl görev yaptığı, egzersizin diyabet e etkisi, okul hayatı ve sosyal yaşamdaki zorluklar, hastalıkta- ameliyatta  değişen durumlar öğrenilmeli ve ona göre planlar yapılmalıdır.Bunları yapabilmek için de daha fazla bilgiye ve çeşitli  kaynaklara ihtiyaç var.

 

Takip ve tedavilerimiz için bir çocuk (pediatrik) endokrin uzmanı bulunan  en yakın sağlık kuruluşuna ulaşmamız gerekiyor.

 

Şeker hastalığı 24 saat süreli bir hastalık , ama büyük çoğumuzun  belli saatlerden sonra doktora ulaşma ve soru sorma şansı yok ,yalnız ve çaresiz kalınabiliyor.Bu sitenin kuruluş amacı yakınlarında bu rahatsızlık olanlara hem konu hakkında bilgi sağlamak , hem de içinden çıkamadığı  durumlarda yol gösterici olabilmektir.

 
Bu sitede verilen bilgiler günlük hayatınızda size kolaylık sağlayacaktır,
ancak  çocuk  endokrin uzmanlarının  öneri  ve tedavi planlarını sakın ihmal etmeyiniz.

 

Mutlu ve sağlıklı bir hayat dileğiyle,

 
(Tip 1 diyabet, juvenil diyabet,şeker,şeker hastalığı,insülin)
                       

-----------------------------
Diyabet ( şeker hastalığı) tanımı
Tip 1 diyabet ( şeker hastalığı)
Tip 2 diyabet ( şeker hastalığı)
Tip 1.5 diyabet ( şeker hastalığı)
Diyabet ( eker hastalığı) belirtileri
Diyabet ( şeker hastalığı)sıklığı
Diyabet ( şeker hastalığı) ve balayı dönemi
 
 
Diyabet (Şeker hastalığı) Nedir?
 
Şeker hastalığı , insülin yapım  ve kullanımında  gelişen problemler  sonucunda sürekli  kan şeker  yüksekliği ile seyreden metabolik bir hastalıktır, sonuçta vücut  kan şeker ini uygun şekilde kullanamaz  ve depolayamaz.(Başta karbonhidratlar olmak üzere protein ve yağ metabolizmasını ilgilendiren kronik bir hastalık)
 
İnsülin, kanda şeker in  yükselmesini önleyen , pankreas adlı organın beta hücrelerinde yapılan  bir hormondur. Normalde gıdalarla alınan  veya karaciğerdeki  depolardan kana salınan glükoz ( şeker)  pankreas tarafından  salgılanan insülin sayesinde  hücreye  girer ve orada yakılarak vücut için gerekli  enerjiye dönüşür.
 
İnsülin yokluğunda –insülin bağımlı (Tip 1 diyabet)  veya
etkisinin azlığında-insüline bağımlı olmayan  (Tip 2 diyabet)  ortaya çıkar.
Son dönemde bir grup hasta ise tip 1,5 diyabet (LADA) olarak sınıflandırılmaktadır.
 
Genellikle yaşam koşulları gelişmiş ülkelerde tip 1 diyabet li (juvenil diyabet) çocuk oranları daha yüksektir.

 
Tip 1 diyabet hastalığıyla  35 yaş öncesi ( ortalama 12-13 yaş) karşılaşılır ancak  son dönemde genç yaş grubunda  tip2 diyabet te görülmektedir.
Tip 1 diyabet te (juvenil diyabet) pankreas da bulunan insülin salgılayan hücrelerde otoimmünite ile (vücut kendi hücrelerini yabancı olarak algılıyor ve  yok ediyor) hasar oluşmakta ve insülin üretimi sona ermektedir.  İnsülin vücutta olmadığında  şeker seviyesi  kanda yükselmekte , sonra da  idrarla atılmaktadır.
 
Diyabet tanısı , açlık kan  şekeri 126mg/dl üzerinde  ve/veya herhangi bir zaman şeker ölçümü 200mg/dl üzerindeyse konur.Belirtilerle beraber bu seviyedeki  şeker düzeylerinde  şeker yükleme testine gerek yoktur, önerilmezde zaten.
 
Bazı olgularda tip 1 ve tip 2 diyabet ayrımı için serum C peptid düzeyleri incelenir.
 
Tip 1 diyabet lilerde C peptid düzeyleri çok düşük saptanacaktır.

Genelde olguların çoğunda belirtilerin başladığı 1 ay içinde tanı konur .

Daha az olgu da , ailenin dikkatinden kaçarsa diyabetik koma tablosuyla acil polikliniklerine başvuruda tanı konur.

 

Tip2 diyabet ile  genellikle 35 yaş sonrası karşılaşıldığından ( tüm diyabetlilerin % 75 ‘idir) yetişkin tip diyabet olarakta bilinir.Bu tip hastalıkta insülin üretimi kaybolmamakta ancak insülin 'e direnç gelişmektedir.Tedavide haplar kullanılarak bu direnç kırılmakta veya pankreas’tan insülin salınımı arttırılmaktadır. Ancak tip 2 diyabet liler de hastalık  ilerledikçe tip 1 diyabet liler gibi insülin ihtiyacı doğabilir.

Birçok çalışmada aşırı kilolu gençlerde tip2 diyabetli oranları artmaktadır.

Yaşam şekli ve diyet önemli faktörlerdir.

 

LADA  ise ( Tip 1,5 diyabet ) aslında yetişkin yaşlarda tanısı konmuş tip 1 diyabet hastasıdır.Uzun bir süre insülin salgıladıklarından  ( insülin eksikliği söz konusu) diyabet  geç  ortaya  çıkmakta  ve yanlışlıkla tip 2 diyabet  tanısı konabilmektedir.

 

 

 Diyabet (şeker hastalığı)  belirtileri nelerdir?

 
İdrarla glikoz  atılmasına   bağlı olarak, gecede dahil olmak üzere tuvalete sık  gitme, fazla miktarda idrar yapma, sıvı kaybına bağlı susama ve  kurumuş ağız, kuru cilt, halsizlik, kilo kaybı, görme bozuklukları, sinirlilik ve  konsantrasyon güçlüğü.

Biraz daha  ilerlemiş olgularda keton artışıyla kusma,  karın ağrısı,ağızda aseton kokusu,zorlu nefes ve baygınlık hali.

 

 

Diyabet (şeker hastalığı) ne sıklıkta görülür?

 

Diyabet li hasta oranları ülkeden ülkeye değişmektedir.

Dünya genelinde  Okul çağı çocuklarda  en sık  karşılaşılan  kronik hastalıklardandır.

Bir çocuğun yetişkin  çağa gelmeden  Tip 1 diyabet e ( juvenil diyabet)yakalanma oranı Amerika ve Kanada’da  yaklaşık  binde üç civarında  hesaplanırken , elimizde ülkemize  ait yeterli veri yoktur.

 

 

Diyabet ve Balayı dönemi nedir? (Tip 1 diyabet ,Remisyon fazı )

 
 
Tip 1 diyabet te (juvenil diyabet) tanı yeni konulduğunda, bir süredir yüksek seyretmiş glükoz seviyeleri nedeniyle daha yüksek dozlarda insülin gerekir.Yaklaşık bir haftalık  süreden sonra ihtiyaç azalır.Tedaviyle normale getirilen şeker seviyelerinden sonra pankreas tekrar insülin üretmeye başlar, ve böylece insülin ihtiyacı  azalır.

 

İhtiyaç duyulan insülin  0.5 ünite/kg/gün   dozlarına düştüğünde remisyon , balayı döneminden söz edilir.Bu dönemde vücuttan salgılanan insülin şeker kontrolünü kolaylaştırır.Hızlı etkili insülin ler ,sadece yemek öncesi verilerek ihtiyaç karşılanabilir. (Bazal ihtiyaç kendi pankreasından sağlandığı için)

 

İnsülin in , yağların yıkılarak  yağ asitlerine dönüşmesi ve keton yapılmasını önleyici rolü vardır.Bu nedenle balayı dönemi ndeki şeker hastalarında diyabetik  ketoasidoz  riski azdır.

 

Diyabet lide Remisyon fazı (balayı dönemi) genellikle 3-6 ay sürebilir, bazen 1-2 yıla kadar uzayabilir.Bu fazın hiç görülmediği durumlar da olabilir. Daha küçük yaştaki çocuklarda remisyon daha kısa sürmektedir.En başından itibaren sıkı şeker takipleri pakreasın yükünü hafifleterek remisyon fazını uzatabilir.Ancak bu dönemin geçici bir iyilik hali olduğu unutulmamalıdır.

 

Diyabet te Remisyon sonrası yaşlara göre insülin ihtiyaçları ;

 

Püberte öncesi  0.8-1.0ü/kg/gün seviyelerindeyken ,

püberteyle ihtiyaçlar artar ve 1.2 - 1.4ü /kg/gün  seviyelerine yükselir

püberte sonrası da püberte önü seviyelere doğru geriler.

 
(Diyabet,şeker hastalığı,tip 1 diyabet,juvenil,tip 2 diyabet,balayı dönemi,insülin, şeker, diyabetik ketoasidoz)
 

-----------------------------
Tip 1 diyabet ( şeker hastalığı) ve HbA1c nin önemi
Tip 1 diyabet ( şeker hastalığı) ve yaşlara göre HbA1c hedefleri
HbA1c ve şeker düzeyleri
HbA1c ve etkin takip
 
HbA1c testiyle ile günlük ölçümlere nazaran daha  uzun bir süreye ait kan şeker seviyeleri değerlendirilebilir. Kırmızı kan hücreleri içindeki hemoglobin glukoza bağlı olarak taşınmaktadır.Bir kırmızı kan hücresinin ömrü yaklaşık 120gündür.HbA1c seviyesi bu kırmızı kan hücrelerinin yaşam sürelerindeki glukoz seviyelerini yansıtır, yani geçmiş  3 aylık ortalama kan glukoz seviyeleri hakkında bilgi sağlar.Her 3 ayda bir düzenli yapılan ölçümlerle tüm yılın  şeker takip başarısı değerlendirilebilir.

 

Puberte (çocukluktan ergenliğe geçiş) döneminde büyüme hormonu salgılanması nedeniyle HbA1c seviyelerini kontrolde tutmak güçleşir .Sıkı takiplere rağmen eskiye oranla HbA1c seviyelerinde   yükselmeler  gözlenebilir.(moral bozulmasın, %1 ve daha üstü  yükselmeler olabilir, doktorla daha sık diyalog gerekebilir)

 

Yaşlara göre  Hb A1c  hedef değerleri  değişir, diyabet dernekleri önerilerinde;

 

5 yaştan ufak çocuklarda % 9

5-12 yaş çocuklarda        % 8            

Adölesanlarda                 % 7   altında  olması önerilir.

 

Hb A1c seviyesine bakarak  son 3 ayda oluşan plazma şeker seviyelerinin  ortalaması anlaşılabilir; 

(şeker in  ortalama  bu seviyelerde gezmiş olduğu anlaşılır)

 

%6   için   135mg/dl

%7   için   170mg/dl

%8   için   200mg/dl 

%9   için   240mg/dl     

 

Birçok çalışmada HbA1c nin %8 altında kaldığı durumlarda uzun dönemde  risklerde  belirgin olarak azalma bulunmuştur.

 
HbA1c %9 un üzeri değerler komplikasyon (diyabete bağlı uzun dönemde karşılaşılan  problemler)  riskinin  arttığı değerlerdir.
 
HbA1c %6 nın altındaki değerler  eğer ‘balayı dönemi ‘değilse hipoglisemi riskini de getirebilen  değerlerdir (dikkatli olunmalı).

 

Ciddi hipoglisemi leri olanlarda, hedef  HbA1c seviyelerini tutturmak zor olabilir, seviyelerin  ayarlanması doktor kontrolünde dikkatle yapılmalıdır.

 

Son bir haftalık düşük veya yüksek kan glükoz değerlerinin HbA1c seviyesi üzerine pek etkisi yokken, son 1  aylık değerler  sonuca anlamlı düzeyde etki edebilir.

 

Bir  diyabetli ( şeker hastası)  ne kadar sıklıkta  glükoz  ölçümü yapıyor ve  durumunu sıkı takip ediyorsa ,  HbA1c seviyeleri de o kadar  hedef içinde kalır.

 

Bu nedenle diyabetli (şeker hastası), şeker ölçümlerinde hiçbir zaman gevşememeli.

 

Etkin  şeker  takibi yaptığınızı düşündüğünüz halde HbA1c sonuçları beklentiniz üstünde gelmişse, günlük şeker ölçüm sayınızı arttırınız.

Muhtemelen  öğünler yeterli dozlarla  karşılanmıyordur, ancak siz kontrol ölçümleri aldığınızda bu  aşırı yükselmeler sonrası normale düşmüş değerleri  yakalıyor olabilirsiniz. Makbul olan yemek sonrası şeker seviyesinin  200 ‘lü değerleri aşıp 1-2 saat sonra normal değerlere doğru gelmesi değil, öğün sonraları ortalama 2 saat sonra 140 mg/dl değerlerinin altında kalabilmesidir.

( küçük yaş çocuklarda daha yüksek değerler hedeflenir)

 

 (HbA1c,şeker,hipoglisemi, şeker hastalığı , şeker hastası)


-----------------------------
Tip 1 diyabet ve insülin tipleri
İnsülin etki süreleri
insülin etkisini değiştiren durumlar
insülin saklama koşulları
insülin iğnesi uygulaması
İnsülin iğnesi uygulama sorunları
insülin tedavisi doz ayarlamaları
Ne zaman insülin dozları değiştirilir?
Sabah yüksek şeker değerinde ne yapılır?
insülin dozu unutulursa ne yapılır?
 
 
Günümüzde tedavi de kullanılan insülin ler, pankreas benzeri salınıma yakın işlev görürler.

 

Bir çok ülkede tanı konduktan sonra ,küçük yaşlardan itibaren öğün önü hızlı etkili insülin lerin kullanıldığı çoklu enjeksiyon tedavi leri  uygulanır.Bu sistemde kahvaltı,öğlen,  akşam yemeklerinde ve ara öğünlerde , öğün öncesi karbonhidratlara göre hesaplanan dozlar uygulanır.Yatma saatinde şeker seviyesine göre beslenme yapılır.Kahvaltıda hem nispeten fazla karbonhidrat tüketildiğinden ve hem de büyüme hormonu salınımına bağlı olarak daha yüksek doz gerekebilir (dawn fenomeni).

 

Tedavi de Hızlı etkili insulin ler kısa etkili -regüler insülin e göre daha etkin kontrol imkanı sağlarlar.Yemekleri ve ara öğünleri karşılamada ve şeker seviyesini daha hızlı düşürmede regülerden üstündürler.

Hızlı etkililer 10-20 dk da göreve başlayıp 1-2 saatte pik yapıp 4 saatte kandan kaybolur.

Regüler insülin 30-45 dk da göreve başlar 3-4 saatte pik yapar ve etkisi 6-7 saate sarkabilir.

Orta etkili NPH 1-3 saatte etkili olmaya başlar, 6-8 saatte pik yaparak 16-20 saatte kanda kaybolur .

Uzun etkililer 2-3 saate etkiye başlayıp 6 saatte çok hafif bir pik yapıp 18-24 saat etki gösterirler.

 

 Önceden doz hesaplanamamış ise veya çocuğun atıştırması devam ediyorsa, hızlı etkililer öğün sonrası bile verilerek kontrol sağlanabilir (öğün sonrası uygulamayı çok tercih etmemek lazım, ara sıra kullanılabilir)

 

Akşam yemekte uygulanan hızlı etkili insülin e bağlı  gece yarısı şeker düşmeleri de daha az görülür (Regüler insülin e nazaran ,yatma saatine kadar kanda tükendiğinden ).

 

Yiyeceklere göre insülin tedavisi nde farklılıklarla karşılaşılabilir.

İnsülin tedavisi nde Hızlı etkililer kullanılırken,  düşük GI ‘li (glisemik indeks li) fasulye, makarna gibi  gıdalar tüketildiğinde ,yavaş sindirime bağlı olarak  hipoglisemi  ile karşılaşılabilir.

 
Yüksek GI’li  (glisemik indeks li) kavun, beyaz ekmek gibi gıdalarda ise hızlı şeker yükselmesi ile karşılaşılabilir.Bu nedenle düşük Glisemik Indeks li  gıdalar tüketileceği zaman, hızlı etkili doz , yemek öncesi  ve ½ saat sonrası şeklinde ikiye bölünerek  uygulanabilir. (Böyle bir öğünde regüler insülin de tercih edilebilir)
 
Yine yüksek yağ içeren bir öğünde de sindirim geç olacağından benzer uygulama      (doz ikiye bölünebilir) tercih edilebilir.

 

 

Tedavide öğünlerde kullanılan İnsülin tipine göre uygulama süreleri değişkendir.

 

Eğer hızlı etkili insülin kullanılacaksa  normal şeker düzeylerinde hemen öğün önünde , 

şeker düşük ise öğün sonrasında  yapılırken , şeker yüksekse 15-30 dakika beklenir.

 

Regüler kullanılıyorsa,  normal düzeylerde öğünden en az 30dk önce,

şeker düşük ise hemen öğün önü ve şeker yüksekse 30-60 dk beklenerek uygulanır.

 

Bazal insülin seçenekleri olarak orta ve uzun etkililer kullanılır.Uzun etkili insülinin 24 saate varan etki süresi ve pek pik yapmaması önemli avantajıdır.İyi ayarlanmış bir bazal doz sayesinde; şeker düşme veya yükselmeleri olmadan öğün atlanabilir-şeker düşme korkusu olmadan gecikmeli öğün alınabilir ve bolus uygulamalarla şeker seviyeleri normale rahat getirilebilir.

 

Tedavide Uzun etkili insülin 6 yaş sonrası kullanılabilir , daha küçük yaşlar ve gebelikte kullanımı ise henüz onaylanmamıştır.Bu tip insülin diğerleriyle karıştırılarak  veya başka insülin uygulanmış olan enjektörle kullanılamaz.

 

Uzun etkili insülin lerin   günün aynı saatinde uygulanmasına dikkat edilmelidir. Böylece dozlar arası boşluk oluşmaz ya da üst üste gelen dozlar nedeniyle istenmeyen etkiler önlenmiş olur.

 

Bazı kullanıcılarda uzun etkili insülin etkisinin 18 saatte kaybolduğu-buna bağlı şeker seviye yükselmeleri olduğu  gözlenebilir.Şeker seviyesi kontrolü için  dozun ikiye bölünerek  ( sabah ve akşam)  kullanımı önerilebilir.   (Bu tarz kullanım kolay değil, takip sıkı yapılmalı)

Gece yarısı düşmeleri olanlarda uzun etkili insülin  sabah tek doz olarak yapılır, böylece gece kan şeker düşme riski, hastanın takibinin daha rahat olduğu gündüz saatlerine kaydırılmış olur.

 

Tedavide kullanılan tüm insülin lerin etkileri şu koşullarda değişebilir;

 

Egzersiz  öncesi  hatalı olarak çalışacak adale grubuna enjeksiyon yapılması

(futbol öncesi -bacaklara ,  yüzme öncesi -kola)

Sıcak su ile temas eden cilde enjeksiyon (banyo,sauna)

Masaj bölgesine enjeksiyon

 

Tip1 diyabet tanısı alanlarda tedavide insülin e hemen başlanır,ancak  uygulama farklılıklar gösterebilir.Eğer kişi diyabet konusunda bilgiliyse doğrudan  bazal/ bolus uygulaması önerilebilir.Ya da  hastalık hakkında bilgi ve tecrübe edinilinceye kadar günde iki kez sabit uygulamalı    karışım  insülin ler kullanılabilir.

 

Tip1 diyabet çocuklarda tedavi başlangıç insülin dozları kiloya ve püberteyle ilişkisine  bağlı olarak değişiklik gösterir.

 

Tedavide İnsülin ihtiyaçları puberte öncesi  0.8-1.0ü/kg/gün seviyelerindeyken , 

püberteyle ihtiyaçlar artar ve  1.2 - 1.4 ü/kg/gün  seviyelerine yükselir

(erkekte ihtiyaç daha fazla)

 püberte sonrası da püberte önü seviyelere doğru geriler.

 

 

 

İnsülin saklama koşulları;

 

İnsülin  kuvvetli direkt  ışık veya ısıya maruz kalmamalıdır.

İnsülin  oda sıcaklığında 4 hafta süreyle kullanılabilir (25-30 dereceyi aşmamalı)

35 derece üzerinde çok  hızlı inaktive olur.Bu nedenle Tatillerde soğutulmuş termoslarla taşınmalıdır.

Son kullanma tarihi kontrol edilmelidir .

Yedek insülin ler buzdolabında  4-8 derecede saklanmalıdır.

 

 

                                  

insülin İğnesi uygulaması;

 
Hiçbir enjeksiyon keyifli  değildir.Okul çağı çocuklarının çoğu kendi kendilerine enjeksiyon u çabuk öğrenirler.Çocuklara enjeksiyon öğretilirken  oyuncaklar  üzerinde gösterilebilir, daha sonra bir yetişkin üzerinde gösterilebilir.Eğer anne ve baba kendileri enjeksiyon korkusunu aşarlarsa, çocuğun da güveni artar.

 

Enjeksiyon alanında sinir uçları varsa işlem ağrılı olur.,bazı alanlar daha az ağrılıdır.Ancak aynı yerler sürekli kullanılırsa, o bölgede ufak şişlikler gelişir (lipohipertrofi) ,  buralarda insülin  daha yavaş  emilir.

Enjeksiyon, hafifçe kaldırılmış cilde  45 derece açıyla yapılır (8mm iğneler)

 5-6 mm iğneler kullanılıyorsa   dik olarakta yapılabilir.

 İnsülin adale içine değil , cilt altı yağ dokusuna  yapılmalıdır.

Kalçalarda kalın yağ tabası olduğundan cildi kaldırmadan dik olarak enjeksiyon  yapılabilir.

Adaleye yapılan  enjeksiyon larda  insülin emilimi hızlıdır.

İnsülin in  etkisinin hızlı olması istendiğinde   cilt altı yağ dokusu az  olan bölgeler seçilir.Karın bölgesine yapılan enjeksiyon lar  kalçaya göre daha hızlı emilir ve daha hızlı etkili olur.

 

Enjeksiyon öncesi havayı almak için 1 ü boşluğa sıkılır, cilt baş parmak ve işaret parmağıyla kaldırılır,45 derece açıyla enjeksiyon yapılır, yavaşça 10’ a kadar sayılır, iğne çekilerek işlem sonlandırılır.İşlem öncesi saha dezenfeksiyonu şart değildir,  el yıkama yeterlidir

Enjeksiyon larda insülin kalemleri pratiktir.İçindeki hazır kartuşuyla ilaç taşınması ve saklanması daha kolaydır, tek dezavantajı değişik insülin leri karıştıramazsınız.

 

Genel olarak enjeksiyon da (öğün öncesi) hızlı etkililer için karın-bel  bölgesi , uzun etkililer içinse kalça-kol  tercih edilir. Küçük çocuklarda karın bölgesinde fazla yer olmadığından    hızlı etkili insülin ler  için kalça önerilir.

 

İnsülin iğnesi ne bağlı  sorunlar

 
İğne uygulanırken yapılan yerde sinir uçları varsa ağrı olabilir.Bu durumda  yer değişikliği yapılır. Aynı iğne  uçları birden fazla kullanıldığında da sorun yaratabilir.

İnsülin  yaklaşık 4-5 sn de uygulanmalı ve sonra yavaşça 10’a kadar sayılıp beklenmeli , böylece iğne ucunda kalıntı doz riski azalır.

İnsülin e bağlı alerjik reaksiyonda , uygulama yerinde kaşıntı hissi ve kızarma olur,bu durumda antihistaminikli  ilaçlar kullanılabilir.

 
İğne yapılan yerlerde zamanla küçük şişlikler  (mercimek kadar) oluşur,  bunlara lipohipertrofi   denir, insülin in etkisiyle oluşan bölgesel yağ doku kitleleridir.Özellikle hep aynı yere yapılan iğne lerden sonra olur, bu nedenle dönüşümlü olarak iğne yerleri